Sadreddin Konevi – Esma-i Hüsna Şerhi

e-kitap indir
Esma-i Hüsna Şerhi Kitap Kapağı Esma-i Hüsna Şerhi
Sadreddin Konevi
Kapı Yayınları
270

'Allah' bazen varlığı ve varlık tarzı, bazen nitelikleri ve isimleri, en nihayetinde de insan ve âlemle irtibatı üzerindeki tartışmalar sebebiyle düşüncenin en kadim konusu olagelmiştir. 'Büyük' vasfını hak etmiş hiçbir düşünür bu meseleye bigâne kalamadığı gibi bir düşüncenin sahihliği ve ciddiyeti de Allah'ı bilmeye dair bir tasavvura varıp varmamasıyla bağlantılı olmuştur.

Allah'ın varlığını ispatlamayı metafizik yapmanın gayesi sayan İslam filozofları, Allah'ı bilmeyi akıllı olmanın vazgeçilmez ödevi ve ayrıcalığı gören Mutezile kelamcıları, Allah'a tanımada O'nun iradesinin önceliğini esas alarak insan aklının yetersizliğini kabul eden ehl-i sünnet bilginleri, bu bahiste İslam gelenekleri olarak akla ilk gelenlerdir. Yaşadığımız coğrafyanın ve tarihin en etkili düşünce okullarından birisi olarak İbnü'l-Arabî ve Konevî öncülüğünde teşekkül eden metafizik geleneği için de Allah hakkındaki araştırma meselesi esas zeminden kopmamıştır: Düşüncenin ya maksadı ya da başlama noktası her zaman Allah olmalıdır.
Esmâ-i Hüsnâ Şerhi, Sadreddin Konevî'nin ilahi isimleri Tanrı-âlem irtibatı bağlamında ele aldığı bir başucu klasiği.
Ekrem Demirli


!!! KIRIK LİNK BİLDİRİM FORMU !!!

e-kitap indir

Sadreddin Konevi – Fatiha Suresi Tefsiri

e-kitap indir
Fatiha Suresi Tefsiri Kitap Kapağı Fatiha Suresi Tefsiri
Sadreddin Konevi
Kapı Yayınları
520

Metafizik, 'varlık olmak bakımından varlık', başka bir ifadeyle 'salt varlığı' konu edinerek insanın bilgi ve araştırma eylemlerinin doğruluk ölçütü sayılan bilimdir. Her bilim meşruiyetini metafizik ile irtibatından kazanır. Başından beri süregelen ciddi itirazların gölgesinde kırılmalardan geçse bile varlık bilimi olma hüviyetini hiçbir zaman yitirmedi metafizik. Müslüman düşünürler Greklerden tevarüs ettikleri metafiziği yeni sorunlarla zenginleştirmiş olsalar bile temel istikametini değiştirmediler. İslam filozofları için metafiziğin temel sorunu varlık, maksadı ise Tanrı'nın varlığının ispatlanmasıydı. İbnü'l-Arabî'yle başlayan fakat nihai formunu Konevî'de bulan yeni metafizik anlayışı ise varlık ile Tanrı arasında kurduğu irtibatla metafiziği yeniden yorumladı. Tarihsel olarak 'son-kurucu metafizikçiler' diyebileceğimiz bu düşünürler, Allah'ın varlığını, müsellem

bir kaziye sayarak metafiziğin mevzusu saydı. Bu yaklaşımın anlamı açıktı: Allah akıl sahibi hiçbir insanın inkâr edemeyeceği nihai gerçeklik ve hakikattir. Var olmayı kabul eden her insan -bir ilke şeklinde- Allah'ın varlığını kabul etmiştir. İnsanın görevi genellikle pasif olabilecek bu 'ilke'den hareketle insanı ve âlemi yeni gözle yorumlayabileceği Allah hakkında bir marifet, o sağlam marifete dayalı ve bazen ona kaynaklık teşkil edecek bir ahlak kazanabilmekti. Bunun yolu ise Allah hakkındaki gerçek bilgiyi getiren Peygamber'i 'burhan', yani kesin delil kabul etmektir. Fatiha Suresi Tefsiri'nde Konevî, insan-Allah-âlem irtibatını bir bilgi ve ahlak meselesi olarak ele alarak metafiziği bu istikamette yorumlar.
-Ekrem Demirli-


!!! KIRIK LİNK BİLDİRİM FORMU !!!

e-kitap indir

Sadreddin Konevi – Fususü’l-Hikem’in Sırları

e-kitap indir
Fususü'l-Hikem'in Sırları Kitap Kapağı Fususü'l-Hikem'in Sırları
Sadreddin Konevi
Kapı Yayınları
180

İbnü'l-Arabî ve Sadreddin Konevî öncülüğünde 13. asırda teşekkül eden metafizik geleneğin hiç kuşkusuz en önemli eseri Fusûsu'l-Hikem'di. Fusûsu'l-Hikem'in temel meselesi Allah-insan-âlem ilişkilerini ahlakın ideal örnekleri mesabesindeki peygamberler üzerinden tahlil etmek. Geleneğin temel düşüncelerini anlatan Fusûsu'l-Hikem, İslam coğrafyasının farklı mekân ve zamanlarında hakkında yazılmış şerhler, bu şerhler ekseninde gelişmiş ikincil literatür ve yol açtığı polemiklerle İslam mirasıyla metafizik gelenek arasında birleştirici rol oynamış eserlerden.

Konevî'nin elinizdeki küçük hacimli eseri bu şerhlerin en etkilisi. Her şeyden önce Konevî bu veciz kitabıyla İslam düşüncesinde verimli bir geleneğin başlatıcısı oldu. Konevî'nin eserinin Fusûs'a yazılan ilk şerh olup olmadığı tartışmalarını bir yana bırakırsak, el-Fükûk, Fusûs çalışmalarının gidişatını belirlemede en müessir kitap olarak durmakta. Bunun en önemli sebebi hiç kuşkusuz Konevî'nin İslam düşünce geleneği içerisindeki tartışılmaz yeri.

Konevî teknik anlamıyla bir şarih olarak görülemez. Bizzat kendisi de bunun farkındadır ve kendisini İbnü'l-Arabi'yle birlikte 'kurucu düşünür' kabul eder. Şeyh-i ekber ve şeyh-i kebir unvanlarıyla her iki düşünür geniş bir coğrafyada metafizik düşüncenin seyrini değiştirdikleri gibi kendilerinden sonraki tasavvuf telakkisini de temelden yönlendirmişlerdi. İşte Fükûk bu metafizik geleneğin iki kurucu düşünüründen birisi olan Konevî'nin varlık anlayışını ve bu anlayış ekseninde metin yorumculuğunu gösteren mühim kitaplardan birisi olarak görülmeli.
-Ekrem Demirli-


!!! KIRIK LİNK BİLDİRİM FORMU !!!

e-kitap indir

Sadreddin Konevi – Vahdet-i Vücud ve Esasları

e-kitap indir
Vahdet-i Vücud ve Esasları Kitap Kapağı Vahdet-i Vücud ve Esasları
Sadreddin Konevi
Kapı Yayınları
110

Vahdet-i vücûd, İbnü'l-Arabî tarafından sistematik hale getirilen ve kendisinden sonra başta Fusûsu'l-Hikem şarihleri olmak üzere, pek çok sûfi-müellifin tasavvufla ilgili görüşlerinin merkezini oluşturan bir "varlık" tasavvurudur. İbnü'l-Arabî ve Sadreddin Konevî'nin Tanrı-âlem irtibatını açıklamayı hedef alan, varlık, insan ve âlem görüşleri bu temel kavram ekseninde tahlil edilebilir.

Büyük şair-sûfi Abdurrahman Câmi, Konevî'nin ifadeleri olmadan vahdet-i vücûdu anlamanın mümkün olmadığından söz eder. İşte Konevî bu küçük eserinde vahdet-i vücûd ve bununla ilgili en önemli meseleleri ele alıp, vahdet-i vücûd'un dayandığı esasları veciz bir üslupla ortaya koymaktadır.
-Ekrem Demirli-


!!! KIRIK LİNK BİLDİRİM FORMU !!!

e-kitap indir