Erol TOY – Altın Saray

e-kitap indir
Altın saray Kitap Kapağı Altın saray
Erol Toy
Cumhuriyet Kitapları
2011
PDF
80

Gülendam ile Serencam, birbirine düşman iki köyde yaşayan iki gençtir. Köy ağalannın çekişmesi yüzünden, köy halkı birbirine düşman olmuş, sınırda her gün nöbet bekler. Bu nöbetler sırasında tanışıp birbirlerine derin bir sevgiyle bağlanan Gülendam ile Serencam, bu düşmanlığı ortadan kaldırmak için çabalarlar. Oysa köylünün birlik beraberlik içinde olması, o sırada yapılan olağanüstü bir keşifle kazanç hırsına tutsak olanların hiç işine gelmez. Bakalım sevginin gücü yasakları aşabilecek mi; baskı ve zulüm direnme gücünü getirecek mi; çıkar peşinde koşanlar ettiklerini bulacak mı?

Okuyun, göreceksiniz!

e-kitap indir

Leyla Erbil – Gecede

e-kitap indir
Gecede Kitap Kapağı Gecede
Leyla ERBİL
Adam Yayınları
PDF
67

"Ben çok az kitabı iki kez okumuşumdur... Gecede kitabımı öyle sanıyorum ki bir kez daha okuyacağım." (1969)
- Hasan İzzettin Dinamo

"Leyla Erbil'in, son dönem Türk yazınının, kalıcılığı tartışılmaz önemli yazarlarından, Gece'nin de öykücülüğümüzün başyapıtlarından biri olduğu teslim edilmelidir." (1979)
- Füsun Akatlı

Kitabın Tamamını PDF E-Kitap Oku

e-kitap indir

Selahattin Demirtaş – Seher

e-kitap indir
Seher Kitap Kapağı Seher
Selahattin Demirtaş
Edebiyat, Hikaye (Öykü)
Dipnot Yayınları
2000
PDF
139

HDP'nin tutuklu eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın on iki öyküden oluşan Seher adlı öykü kitabı 16 Eylül’de kitapçılardaki yerini alacak.144 sayfadan oluşan kitaptaki öyküler ise şunlar: İçimizdeki Erkek, Seher, Temizlikçi Nazo, Bildiğiniz Gibi Değil, Kara Gözlere Selam Olsun, Cezaevi Mektup Okuma Komisyonuna Mektup, Denizkızı, Halep Ezmesi, Ah, Asuman!, Annemle Hesaplaşmalar, Tarih Kadar Yalnız, Sonu Muhteşem Olacak. Dipnot Yayınları, bu öykü kitabıyla beraber Demirtaş’ın cezaevinde yaptığı iki resmi de kitap ayracı olarak okurlara armağan edecek.

Seher’deki hikayeler, heveskar işi değil insana ve yaşama duyulan derin sevginin ince bir mizahla harmanladığı has yazar işi metinler. Karşımızda, tutsaklık günlerinde vakit doldurmak için yazan biri değil, bugüne kadar ortaya çıkmamış, okura ulaşmamış bir edebiyatçı var.

Demirtaş’ın hikayelerini okuyunca, keşke halkına, ülkesine, dünyaya karşı duyduğu sorumluluk ağır basmasaydı da yazar olsaydı diye hayıflandım. Sonra, edebiyat-sanat damarımın bencilliğinden utandım: o zaman, edebiyat bir yazar kazanacak ama Türkiye Demirtaş kalibresinde bir siyasetçiden, geleceğin önemli bir liderinden, barış ve özgürlük umudundan yoksun kalacaktı.

- Oya Baydar

Siyaset ve sanat disiplinleri birbirine benzemez. Siyaset; doğru zamanda siyasi açıdan doğru olanı söylemek ve gerçek düşünceleri saklamak ilkesine sahipken, sanatçı deyim yerindeyse yüreğini kazıyarak en gizli duygularını, en büyük kitleyle paylaşmaya koşullanmıştır. Bu açıdan Selahattin Demirtaş’ın değerli öykülerini özel bir yere koymamız gerekir diye düşünüyorum. Acılar karşısında duyarlı bir yüreğin çığlığını yansıtan bu öyküler, siyasetten çok daha derin bir insani damara dokunuyor.

Kitabın özenli ve akıcı bir Türkçeyle yazılmış olması, hem estetik hem de toplumsal açıdan ayrıca övgüye değer. Bu ülkedeki herkesi birleştirecek olan ortak payda sanatın büyülü yaratıcılığında gizli. Çünkü sanat, vicdanın dilidir. Selahattin Demirtaş da bu dili konuşuyor. - Zülfü Livaneli

Kitabın Tamamını E-Kitap Oku

e-kitap indir

Selahattin Demirtaş – Devran

e-kitap indir
Devran Kitap Kapağı Devran
Selahattin Demirtaş
Hikaye
2020
PDF
72

Toz duman kenarlardan, taşradan ve kuytulardan, memleketten yoksulluk halleri. Utananlar, üzülenler, âşıklar, yevmiyeciler, küçük kasabalar, hazin ve uzakta kalan hayatlar.

Devran, inatçı neşesiyle geçip giden zamanın çarpıklığını anlatıyor. Umut umut, cümle cümle… Evvela mahsus selam ediyor doğan güne.

Selahattin Demirtaş, yaralıların, umarsızların, kalbi hızla çarpanların hikâyecisi. Sofrasında konuk ağırlayan, durup durup konuşan…

Doksanların başı, ziraat fakültesini yeni bitirmişim, iş güç yok henüz. Günün çoğunu evde iş projeleri ve gelecek planlarıyla geçiriyorum. Dile kolay, her gün elli tane iş kuruyorum kafamda. Hemen para kazanmaya başlamam lazım diyorum. Acayip zengin olasım gelmiş, yerimde duramıyorum. Fakirlik içinde büyümüşüz, fakir fakir okuyup üniversiteyi de bitirmişiz. Ama her şeyin bir sonu olduğuna göre fakirliğin de bir sonu var değil mi?

Kitabın Tamamını E-Kitap Oku

e-kitap indir