Melek ile Zarif ( Bir Mültecinin Melek Aşkı)

Ãœcretli e-kitap indir
Melek ile Zarif ( Bir Mültecinin Melek Aşkı) Kitap Kapağı Melek ile Zarif ( Bir Mültecinin Melek Aşkı)
Özcan TEKDEMİR
Fantastik , Roman
Google
2020
Online
111

Bir Mültecinin Melek Aşkı.

Melek masada duran, manşetinden sür manşetine kadar iç karartıcı olan tüm haberlerin nerdeyse hepsini okudu. Manşet yine aynıydı, Ortadoğu’da süregelen savaşla ilgili bir haberdi. Haberde, Akdeniz açıklarında savaştan kaçmak isteyen mülteci grubunun batan gemilerinden bahsediyordu. Kimisinin cesedi karaya vurmuştu. Kimisi balıklara yem olmuştu. Kırmızı ve tek bir ayakkabısı kalmış küçük bir kızın, deniz kıyısına vurmuş cansız bedeniyle süslemişti bu acı haber.

Yaşıtları aynı kumsalda kumdan kale yaparken, onun kumdan var olmayacak hayalleri çoktan yıkılmıştı. Bu haberler karşısında nerdeyse Melek’in bile içi acıyacaktı. Taş olsa çatlardı çünkü. Toprak olsa kururdu, deniz olsa üşürdü. Bu lanetli dünya, yok olmasında ne olsundu. Öyle ya da böyle, herkesin dilinde bir lanet vardı ve de tanrıya gereksiz yakarışlar. Sanki bu uçurumu tanrı yarattı. Tanrı değil mi ki; insanlara hür irade veren.

Kitabın Tamamını E-Kitap Oku

Ãœcretli e-kitap indir

Kimsesizler Postası – Özcan TEKDEMİR

Ãœcretli e-kitap indir
Kimsesizler Postası Kitap Kapağı Kimsesizler Postası
Özcan TEKDEMİR
Kurgu,Roman
Google
2020

Bir Mültecinin Melek Aşkı.

Melek masada duran, manşetinden sür manşetine kadar iç karartıcı olan tüm haberlerin nerdeyse hepsini okudu. Manşet yine aynıydı, Ortadoğu’da süregelen savaşla ilgili bir haberdi. Haberde, Akdeniz açıklarında savaştan kaçmak isteyen mülteci grubunun batan gemilerinden bahsediyordu. Kimisinin cesedi karaya vurmuştu. Kimisi balıklara yem olmuştu. Kırmızı ve tek bir ayakkabısı kalmış küçük bir kızın, deniz kıyısına vurmuş cansız bedeniyle süslemişti bu acı haber.

Yaşıtları aynı kumsalda kumdan kale yaparken, onun kumdan var olmayacak hayalleri çoktan yıkılmıştı. Bu haberler karşısında nerdeyse Melek’in bile içi acıyacaktı. Taş olsa çatlardı çünkü. Toprak olsa kururdu, deniz olsa üşürdü .Bu lanetli dünya, yok olmasında ne olsundu. Öyle ya da böyle, herkesin dilinde bir lanet vardı ve de tanrıya gereksiz yakarışlar. Sanki bu uçurumu tanrı yarattı. Tanrı değil mi ki; insanlara hür irade veren.

Kitabın Tamamını E-Kitap Oku.

Ãœcretli e-kitap indir

Baykuş Dedektiflik Bürosu-Sanatın Ölümü

Ãœcretli e-kitap indir
Baykuş Dedektiflik Bürosu-Sanatın Ölümü Kitap Kapağı Baykuş Dedektiflik Bürosu-Sanatın Ölümü
Özcan TEKDEMİR
Polisiye, Edebiyat, Roman
Google
2020
Online
153

Enteresan! Kapıdakinin asistanım Ali olmayacağına bir ona bahse girerim.Bu saatte yatağında horul horul uyuyordur.Ali,her gece arkadaşlarıyla içer.Sorsan; “içkiyi para vermem Baykul ağabey,”der. Haklı da,para vermez,çünkü veremez. Nerdeyse iki aydır ona tek kuruş vermedim.Babasının aylığıyla geçiniyorlar.Adam her geçen gün daha da kötüye gidiyor.Zavallı adamın son günlerini yaşadığını anlamamak içinse aptal olmak lazım. Ali’yse hayatta tek kalan varlığı babasının bu durumuna rağmen hala umutlu, hastalığını kabullenmeyecek kadar da aptal. Keşke bende onun kadar aptal olabilsem. Ne dirim ne de ölüm umurumda. Kapı yine çaldı ve ben henüz giyinmedim,yüzümü bile yıkamadım. Kapıda ki Tuğrul olabilir mi acaba?Kardeşimi de epeydir görmedim.Henüz bir işi yok,ara sıra yanıma uğrar...

Bu dedektif aklınızı başınızdan alacak...Eşi görülmemiş bir dava,eşi görülmemiş bir dedektiflik romanı.

Romanın Tamamını E-Kitap Oku

Ãœcretli e-kitap indir

Murat ÖZ- Sirke

Ãœcretli e-kitap indir
Murat ÖZ Kitap Kapağı Murat ÖZ
Sirke
Roman, Manga
Google
2005
Online
627

 Tekrar yürümeye başladım. İleride birkaç taksi müşteri bekliyor. Bekleyen taksilerden birine yanaşıp,

“Donde puedo compra loro?” dedim.

Taksi şoförü “Ha lora!” diye gülümseyerek cevap verdi.

 Taksiye atladım bir süre gittik, eski dökük bir mahallede eski dökük bir binanın önünde durduk. Taksi şoförü evlerden birini göstererek “lora lora” diye gitmem gereken yeri tarif etti... Evin kapısı açık, burası yarı ev, yarı bar gibi bir yer, içeride 5-6 tane de kadın var. Sanırım bu insanlar ormanlarda yakaladıkları papağanları kanun dışı yollardan turistlere satıyorlar.

İçeri girdim İspanyolca “Hola” diye selam verdim sonra da bildiğim tek İspanyolca cümleyi tekrarladım “Donde puedo compra loro?”

Birden kadınlar arasında bir gülüşme oldu. Kadınlardan biri İspanyolca bir şeyler söyledi ama anlamadığımı fark edince konuşmasını  kırık bir İngilizce ile devam ettirdi.

“İçeri gel burada istemediğin kadar lora var”  diye.

İşte o an loro’nun papağan lora’nın da kadın anlamına geldiğini anladım. Ben “Nereden papağan satın alabilirim?” diye sorarken karşımdakiler sorumu “Nereden kadın satın alabilirim?” diye anlıyorlarmış.

O gün orada oluş maksadım loro idi o yüzden lora’lara takılmadım. Mahcup bir tavırla bahsettiğim kadınla biraz muhabbet ettim sonra oradan uzaklaştım.

Kitabın Tamamını E-Kitap Oku

Ãœcretli e-kitap indir