Alberto Godenzi – Cinsel Şiddet

e-kitap indir
Cinsel Şiddet: Yaşayanların Yaşatanların Anlatımlarıyla Kitap Kapağı Cinsel Şiddet: Yaşayanların Yaşatanların Anlatımlarıyla
Alberto Godenzi
Ayrıntı Yayınları
176

Türkiye’de geçen yıl 16 bin kadına tecavüz edildi. Uzmanlar gerçek rakamın çok daha yüksek olduğunu düşünüyor... Nedeni, kadınların tecavüzden sonra adli makamlara başvurmaktansa olayı gizlemeyi yeğlemeleri; örselenmişlikleriyle yaşamayı seçmeleri...Yazar bu “zor”luğu aşarak cinsel şiddeti yaşayan kadınlara ve yaşatan erkeklere kendilerini anlattırıyor... Erkekler kendilerini şiddet kullanmaya iten nedenleri ve neden şikâyet edilmediklerini; kadınlar hangi durumlarda şiddete maruz kaldıklarını, sonuçlarını ve çevrenin tepkilerini açıklıyor. Sokağın yanı sıra “bitişik komşuda” da yaşananlara dikkat çekilen bu kitapta, devleti temellendiren en güçlü kurumlardan biri olan ailenin sahtelikleri de örnekleniyor. Ve yazar cinsel şiddetin “şiddete dayalı cinsellik” değil “cinsellik görünümlü şiddet” olduğunu belirterek, erkekleri kendi cinslerine ihanet etmeye çağırıyor.“Görmezliğe geldiğimiz, olmasını kesin istemediğimiz, yok etmek istediğimiz olayların başında şiddet ve acı gelir. Bu iki öğenin doruk noktalarından biri tecavüz. Elimizdeki kitap, bütünüyle cinsel şiddet üzerine kurulmuş. Ancak bunu tepeden yaklaşan bir tavırla değil, doğrudan olayların tanıklığına başvurarak inceliyor.” Aktüel


!!! KIRIK LİNK BİLDİRİM FORMU !!!

e-kitap indir

Yasemin İnceoğlu – Nefret Söylemi ve Nefret Suçları

e-kitap indir
Nefret Söylemi ve Nefret Suçları Kitap Kapağı Nefret Söylemi ve Nefret Suçları
Yasemin İnceoğlu
Ayrıntı Yayınları
384

Kimlik bilinci ve kimliksel ayrışmayla paralel olarak belki de, ülkemizde son yıllarda yeni bir suç türünden ve fiilinden söz edilmeye başlandı: Nefret söylemi ve nefret suçları. Belki bu sınıfa giren söylem ve fiillerin tarihi daha eskilere dayanıyor ama anlaşılan o ki bunu çok uzun bir süre yalnızca maruz kalanlar hissetti. Nefret su-çu, "sırf 'farklı' bir gruba mensup/ait olduğu gerekçesiyle kişilere/mülke karşı işlenen suçları" kapsıyor. Burada farklılığın ifadesi kişi, eylem ya da şey yere ve zamana göre değişerek, etnik köken, dil, din olabildiği gibi, cinsel tercihler, uzun saç, küpe, mülteciler, göçmenler ve engelliler de olabiliyor.

Dolayısıyla, nefret söylemi ve nefret suçuna maruz kalan tüm grupların temsil edilmesi kaygısıyla oluşturulan bu kitapta yer alan tüm yazarlar, bu konuda çalışan, kafa yoran ve ter döken akademisyenler ve aktivistler; bazıları da nefret söylemi ve nefret suçlarından bizzat nasibini alanlar.

Hem düşünceleriyle hem de eylemleriyle hepimizin yakından bildiği ya da ismine aşina olduğu bu değerli katılımcılar ülkemizin fay hatları boyunca nefret söyleminin ve nefret suçlarının izini sürüyor. İşte bu noktada, suçun mağdurları ve onlara yönelik eylemlerle bir bir yüzleşiyoruz: azınlıklar, Romanlar, eşcinseller, travestiler, kadınlar... Liste uzayıp giderken, gerek yazılı ve görsel basında gerek internette nefretin kelimelerle nasıl buluştuğunu görüyoruz çaresizce. Ve neyse ki bu konuda çalışan sivil toplum kuruluşlarıyla tanışıyor, nefret söylemiyle mücadele ve nefret suçunu Ceza Kanunu kapsamına alma konusunda neler yapılabileceğini öğreniyoruz. Korku ve karamsarlık umuda kapı aralıyor böylece.

Bu kitap, nefret söylemi ve nefret suçları konusunda çok farklı kişi ve konuları bir şemsiye altında toplayarak bir ilki gerçekleştirdi. Ülkemizde bu konudaki farkındalığın oluşmasında bir nebze de olsa katkı sağlaması ve yapılacak olan çalışmalara önayak olması kitabın amaçlarından biri yalnızca.

İdeal olanı ise nefretten arındırılmış bir dünya.


!!! KIRIK LİNK BİLDİRİM FORMU !!!

e-kitap indir

Yasemin İnceoğlu & Altan Kar – Kadın ve Bedeni

e-kitap indir
Kadın ve Bedeni Kitap Kapağı Kadın ve Bedeni
Yasemin İnceoğlu & Altan Kar
Ayrıntı Yayınları
240

Güzellik kavramı insanoğlunun yolculuğuna paralel olarak, bir dönem tinsel çalışmalarda kendine yer bulurken, başka bir dönemde ise nerdeyse matematiksel formüllere indirgenmiştir. Güzellik, aslında bir anlamda, insanın estetik tarihinin ve bu tarihsel süreç içinde “estetik bir obje olarak insan bedeninin” incelenmesidir.Kadın bedeni günümüze değin her dönemde güzelliğin sembolü olmuştur. Aydınlanma yıllarına kadar çeşitli yasaklarla baskı altında tutulmuş olan kadın bedeninin, özgürce sergilenmesi engellenmiştir. Buna karşın, yasaklı dönemlerde bile, kadın bedeni ironik biçimde imgesel olarak sanatta, felsefede vb. alanlarda yaratıcılığın kaynağı olmuştur. Kadının küçük yaşlardan itibaren kendisini toplum içinde seyredilen bir nesne olarak algılaması ve her zaman bir sahne üzerinde hissetmesi kapitalist ideolojinin bu yönde ilerlemesini kolaylaştıran temel faktörlerden biri haline gelmiştir. Günümüzde kadın, popüler kültür tarafından idealize edilen bir “öteki beden” ile hiçbir zaman memnun olmadığı kendi bedeni arasında sıkışıp kalmıştır.Cinsel istismar, ayrımcılık, ötekileştirme ve güzellik söylemi altında kadının içselleştirdiği tüm baskıcı normlar, kadın bedenini zapturapt altına almaya yöneliktir.Bu kitapta yer alan makaleler, güzellik kıskacına sıkışmış kadın bedeninin gönüllü veya gönülsüz biçimde maruz kaldığı şiddeti, disiplinler arası tartışmaya açmayı hedefliyor.


!!! KIRIK LİNK BİLDİRİM FORMU !!!

e-kitap indir

Jean-Michel Besnier – İmkânsızın Politikası

e-kitap indir
İmkânsızın Politikası Kitap Kapağı İmkânsızın Politikası
Jean-Michel Besnier
Ayrıntı Yayınları

Otuzlu yıllar entelektüelinin zihnindeki sorunlar günümüz sorunlarının benzeridir: Komünizm umutlarının çöküşü; faşizmin doğuşu; felsefeye, kaynaklara dönüş; cemaatler, camialar; politik kimlik bunalımı; entelektüel ve ahlâki ölçülerin yok olması; isyan ile itaat arasında gidip gelmek... İmkânsızın Politikası bu baş dönmesinin, imkân ve imkânsızlıkların hikâyesidir. Besnier bu kitapta bir yandan, Hegel ve Nietzsche dolayımıyla düşünce tarihiyle hesaplaşan Kojève ve Heidegger’in politik tavırlarını, diğer yandan Sartre’ın “bağlanma” kavramını tartışıyor. Ama bu kitapta asıl öne çıkan kişi, özgün entelektüel duruşuyla Georges Bataille.

“Patetik entelektüel” Bataille, Sartre’cı bağlanmaya karşı, politikanın içindeyken bütün yaşamı kucaklamaya inandığı için imkânsıza mahkûm bir istencin örneğidir. Bataille’a göre, “ortak hiçbir şeyleri olmayanların ortaklığı”nı gerçekleştiren aşk, politikanın boşuna peşinden koştuğu ortak varoluşun temelini oluşturan “istekler çakışması” için ideal mekândır. Bu nedenle, Bataille’ın politik tasavvurunda iktidar, geçerliliği kalmamış bir düşünce düzenine aittir. Politik bağlanmaya anlamını veren şey iktidar değildir; tersine, iktidar, vazgeçilmek zorunda olunan şeydir.

Bataille’da, savaş ve vahşet karşısındaki acizlik duygusu acıtıcı bir yoğunluk kazanır. Kendilerini yıkan toplulukların coşkulu birlikteliğinin –mitler, kutsal veya devrimci arzular– görmezden geldiği bu ortam “imkânsızın politikası”nın zeminidir. İmkânsız, sistem arayışına ve totaliterliğe itirazdır. Bir yandan tamamlanmışlık, eksiksizlik, gereklilik iddiasındaki her şeye isyan ederken, diğer yandan beklemeciliğin ve sabrın da reddidir. Umutsuzluğun özgürleştiriciliğine inançtır.

İmkânsızın politikası, “ölüm olasılığı karşısında kendilerini mutlak bir yoksunluk içinde bulacak kadar yalnız, bir o kadar kadersiz insanları, mücadele etmek için köklü nedenleri olmayan ve mücadele karşısında kendilerini kaçınılmaz olarak korkak hisseden insanları, bu bir tür bilinçli ve mezbahadaki yazgılarına boyun eğmiş koyunları” devrim, ortaklık ve içsel tecrübe yoluyla kışkırtmayı ister. “İmkânsız”, bir kopma düşüncesini çağrıştırır. Kurban etmede, cinayette, usa aykırı şiirde, bizi söylem alanının dışına fırlatan gülmede, ölümü önceleyen ve bizi yıkımın kıyısında tutan esrime ve hazda ve aynı zamanda tarihin kenara itilmişlerinin coşkulu hareketlerini kışkırtan politik eylem içinde ortaya çıkar.

Politikanın yanı sıra yazının da yıkıcı olabileceğini anlatır Bataille. Çünkü hayal kırıklığıyla sonuçlanmış da olsa eylemden sonraki atalet bizi asla yatıştıramaz. Yazı yoluyla, imkânsızın politikasının doruğuna tek başına çıkarız; fakat yalnızca tek başına değil, çünkü yazarak kendimizi ötekine veririz. Ve böylece, imkânsızın politikası mümkünün politikasını keşfetmenin yolu olur...


!!! KIRIK LİNK BİLDİRİM FORMU !!!

e-kitap indir